Büyü Teoman kalbinle Büyü
Teoman nerdeyse 2,5 yaşında. Son birkaç aydır evde sürekli bir diyalog hali hakim. Çünkü hemen hemne 2-3 ay önce konuşmaya başladı. Artık sadece işaret etmiyor, anlatıyor. Ama geçen gün yaşadığımız olay, kelimelerin ötesinde bir yere dokundu.
Her şey annesiyle yerlerde yuvarlanırken, oyunun en hareketli anında oldu. Bir anda, o heyecanla Teoman annesine vurdu. Refleks miydi yoksa o anki duygu patlaması mı, biz de anlamadık. Annesi hemen duruma uygun şekilde davrandı ve o net ama şefkatli uyarısını yaptı: “Bana vuramazsın Teoman…”
Oda bir anda sessizleşti. Teoman durdu, annesinin yüzündeki o değişen ifadeyi, o üzüntüyü süzdü. Birkaç saniye geçti, o mahcubiyeti yüzünden okuyabiliyordunuz. Sonra dayanamadı, gidip annesine sarıldı. Aradaki o gerginlik o sarılmayla dağıldı gitti aslında. Ama o an, içinden gelerek bir adım daha atmasını istedik. “Hadi Özür dile Teoman anne çok üzüldü” dedik.
Dudaklarından o yarım yamalak, o en masum haliyle döküldü cümle:
“Özüy dileyim…”
O an eşimle birbirimize bakakaldık. Bir yanımız şaşkınlık, bir yanımız ise o tarif edilemez gurur… 2,5 ay önce konuşmaya başlayan bir çocuğun, annesinin üzüldüğünü fark edip o sorumluluğu alması beklediğimiz bir şey değildi.
Sadece boyu uzamıyor, ağırlığı artmıyor, kelimeleri çoğalmıyor; Teoman gerçekten büyüyor. O an, o yarım kelimenin ağırlığı altında kalıyor insan. Sadece izledik, gururlandık.
Büyü Teoman, o güzel kalbinle büyü…

